Gözün arkada kalmasın hocam…
Bugün değerli şair, yazar, eleştirmen, "Bu Vatan Kimin?" şiirinin yazarı, hocaların hocası Orhan Şaik Gökyay’ın 13. ölüm yıldönümü… Mekanı cennet olsun. Biz Orhan Şaik hocanın öğrencileri, onun izinden gitmeye ve vatansever daha nice nesiller yetiştirmeye and içtik. Gözün arkada kalmasın hocam…
Orhan Şaik Gökyay belgeseli artık internetten izlenebilir
Değerli şair ve eleştirmen Orhan Şaik Gökyay hocamızın hayatını konu alan "Orhan Şaik Gökyay, Bu Vatan Kimin?" belgeselini YouTube’a yükledik, artık internet üzerinden ulaşabilirsiniz.
1. Bölüm
2. Bölüm
3. Bölüm
4. Bölüm
Orhan Şaik Gökyay hocamızı şükranla anıyor, kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.
İstanbul Darülfünunu’ndan bir Şaik geçti
İstanbul Darülfünunundan bir hoca yetişti ki ne hoca. Yetiştirdiği binler şimdi ülkenin dört bir yanında vatansever, Türkçesever, yurtsever gençler yetiştiriyorlar. Ülke, onun “bu vatan kimin” sorusuna verdiği cevabı özümseyenler sayesinde ayakta hâlâ dimdik duruyor.
Türkiye Cumhuriyeti
İstanbul Darülfünunu
Edebiyat Fakültesi Me’zuniyet Diploması
İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Edebiyat zümresinde tahsilini bitiren İnebolu‘da doğmuş Mehmet Cevdet ef. oğlu Hüseyin Vehbi Şaik ef. teşkil edilen mümeyyizler hey’eti huzurunda nizamnameye göre devama mecbur bulunduğu Edebiyat zümresinin Türk Edebiyatı Tarihi, Arap Edebiyatı Tarihi, Türk Lisaniyatı Metin Şerhi derslerinden imtihan edilerek 1929-30 ders senesinde me’zuniyet diplomasını almaya hak kazanmış olmağla kendisine bu diploma verilmiştir.
15 Teşrini evvel 1930
Diploma numarası: 118
Meserret’in Saçı Sakarya
Kardeşi Meserret Ergin’den duyduğumuza göre, Orhan Şaik Gökyay, “Sakarya”yı kızkardeşinin saçlarına benzetmiş ve “Sakarya” şiirini ve bu düşüncelerini kardeşine gönderdiği bir mektupta belirtmiş. Meserret Ergin, bunları gözyaşlarıyla bizlere anlatmıştı.
Sakarya
Sakarya boynunu gezdim düşümde,
Kenarı gölgeli, suyu coşkundu;
Yeşil sularında bir kız medfundu,
Onu böyle gördüm, her görüşümde.
Gürleyen muzaffer edası vardı
Şehit topraklardan geçtiği yerde;
Dağları dolaşan sadası vardı
Şafaklar sökerken mor vadilerde…
Kayalar düşerdi büyük yarlardan,
Seher vakti sular tekbir alırdı;
Ardından gözlerim dolar kalırdı
Atını sürünce her bir kahraman.
Nehirler ayrılır, dağlar yol verir,
Kıvılcımlar çıkar nallar altından;
Maşrıktan mağrıba okunan destan
Bu büyük ilhamın eseridir.
Uzun saçlarını çözüp bırakmış,
Kınalar yakmış da şehit kanından;
Gazi kafileler geçmiş yanından
Bu kan hangi kızıl yaradan akmış?
Ne zaman rüyada görsem bunları
Aktığı ummandan büyük görünür;
Yüzüme sanki bir yele sürünür
Andıkça bu yerde döğüşenleri.
Görünür rüyada, suda,çemende;
Bir kızdır vatanın hayali bende,
Sakarya’yı onun saçı sanırdım,
Yoluna nice can veren tanırım.
Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay Bu Vatan Kimin? Şiirler“, Özel Türkmen Lisesi Orhan Şaik Gökyay Kütüphanesi Yayınları No. 1, Mersin, “Bana bir seslenen var” bölümü, sahife 31-32
23 Nisan 1920 Milli Egemenlik Yolunda
Bu yazıyı, Orhan Şaik Gökyay, meclisimizin kuruluşunun 65. yılı münasebetiyle hazırlanan TBMM Dergisi özel sayısı için 1985 yılında yazmıştır. Resimler ve kaynakça dahil tüm yazıyı sizler için sitemizde yayınlıyoruz.
Kalem - NotDefterim.org
Atatürk, Sivas Kongresi sırasında arkadaşları ile birlikte (1919)
Yazar: Orhan Şaik Gökyay
Kaynak: TBMM Dergisi, 65. yıl özel sayısı
Giriş
23 Nisan Milli Egemenlik Bayramı’nın tarihini anlatmak üzere bu denemeyi hazırlamak için Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesinde bu konu ile ilgili tutanak dergileri, kanun dergileri, 23 Nisan dolayısıyla başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, o günleri yaşamış olanların konuşmaları, Büyük Millet Meclisi’nin beyannameleri, tanınmış yazarların o yılların gazetelerinde çıkmış olan yazıları, gazete haberleri ve benzeri kaynaklar okunarak not alınmış; önemleri, değerleri ölçüsünde bu yazıda bunlara yer verilmiştir.
Bunlardan bir bölüğü, ifadeleri hiç değiştirilmeden, olduğu gibi bu yazıya aktarılmıştır; bunları değiştirmekte kendimde yetki görmedim. O günlerden çok uzaklara düşmüş olan bugünkü okuyucuların, o hatıraları ve kaynaklan o zaman söylendikleri ve yazıldıkları dillerle okumak, anlamak ve yaşamak güçlüğüne katlanmaları, umarım, pek de sıkıcı olmayacaktır.
Büyük Millet Meclisi’nİn toplandığı günlerin öncesinden başlayarak, Zafer’in kazanıldığı günlere kadar nice çetin mücadeleler olmuştur. Bunları başta, Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis konuşmalarından, Meclis müzakerelerinden ve memlekette olan bitenden anlıyoruz. Milletin karşılaştığı güçlükler ve engeller, yalnızca, vatanı her yanından sarmış dış düşmanları sınırlarımızdan atmak değildir. İçerde de, amaçları, düşünceleri ve çıkarları başka başka olan iç düşmanlar vardır. Eşkiyalar, ayaklanmalar, yabancıların isteklerine ve aldatmalarına kendilerini kaptırmış olan duygusuzlar ve hainler de vardır. Belki de, milletin kahramanca çarpışarak, sonuca ulaşmak için yaptığı mücadelede, İlk önce bunları yok etmek vardır, diyebiliriz. Kendilerini vatanın ve milletin istiklâline kavuşması yolunda adamış olan insanların, giriştiklen mücadelede ve duydukları endişelerde, gördükleri kötü rüyalarda bu saydıklarımızın payı olduğunu da, o çetin günlerle birlikte hatırlamak gerektiği unutulmamalıdır.
İzmir’in işgali
Bir kara duman çöker
İzmir üstüne;
Bir gâvur duman…
Kor gibi parlar bu karanlıkta
Rıhtımda dökülen er Türk’ün kanı;
Bir kıvılcım gibi tutuşur bu kandan
Yurdun her yanı.
Bir “kara savaş” başlar ortada,
Düşman kahpece, Türkler yiğitçe.
Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay Bu Vatan Kimin? Şiirler“, Özel Türkmen Lisesi Orhan Şaik Gökyay Kütüphanesi Yayınları No. 1, Mersin, Bölüm “Bu Vatan Kimin?”, Sahife 17
NOT: İzmir’in işgali ile ilgili bilgi almak isteyen dostlara yorum kısmında birkaç kitap önerim oldu. Kitaplardan siz de faydalı bilgilere ulaşabilirsiniz. İnternette araştırma yapmak isteyenler ise - ki gelecekte sitemizde bizim de elbette katkımız olacaktır - şuradan devam edebilirler.
Gurbet Acısı
Bu o acılardan ki tadını tadan bilir
İçimde bir acı var
Doğunca sorsam aya;
Gözümün ağlamaya
Ne çok ihtiyacı var…
Bu öyle bir sızı ki
Vatandan bıkılmadan,
Gurbete çıkılmadan
Anlaşılmaz, bilinmez…
O gurbetin kızı ki:
Saçlarını ay örer;
Ona ait sevgiler
Kavuşmadan silinmez…
Kavuşunca o kıza
Duyduğum ayrılığı,
Ne hıyanet, ne ölüm,
Ne saçı büklüm büklüm
Bir bakışın ışığı
Yakamaz, duyuramaz.
Ne kadar anlatsam az
Gurbet denen acıyı
O gönüller anlar ki
Gurbeti vatan bilir;
Bu onulmaz sancıyı
Gurbette tek başına
Kalarak kana kana
Candan ağlayan bilir…
Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay Bu Vatan Kimin? Şiirler“, Özel Türkmen Lisesi Orhan Şaik Gökyay Kütüphanesi Yayınları No. 1, Mersin, Sahife 128-129
Hoca hakkı
Orhan Şaik Gökyay, doktorasını tamamlayan öğrencisine yıl sonunda takılmak ister. “Sen bizim evimize her gün erkenden geldin, sana ders verdim. Allah ne verdi ise yedik içtik ve geç vakitte gittin. Benim ücretim ne olacak, ne vereceksin?” Çocuk şaşırır, kekeler: “Hocam ücreti ne ise veririm.” Bunun üzerine Gökyay Hoca talebesine güleryüzle hitap eder:
“Sen benim hakkımı ancak ileride sana gelen talebeleri geri çevirmeyerek, yetiştirdiğin an ödeyebilirsin. Benim sana yaptığımı sen de onlara yapacaksın, unutma bunu sakın!”
Kaynak: Yeni Mesaj Gazetesi
Arkamdan Ağlayanlara
Kiminin gözyaşı zehirdir acı
Kiminin çehresi sarı gül gibi
Dünyada, sevgilim, var mı bir acı
Böyle ayrılığa tahammül gibi.
Kiminin yüzünde gölgeler var ki
Akşamın gurubu doğmuş yüzüne
Bunlar hep aziz hatıralar ki
Şimdi bir efsane, hepsi efsane.
Sizden ayrılırken ağlayamadım
Gözlerim kurudu bir pınar gibi
Nasıl oldu, ben de anlayamadım
Bu ayrılıkta bir düğüm var gibi.
Susun, göz yaşınız boşa akmasın,
Benim de gözümde hasret eridi.
Sevdiğim varsa hiç o takmasın,
O beyaz alnına matem şeridi.
Kendime yalnız ben kendim ağlayım
Acırım arkamdan ağlayanlara
Matem diye şerit bağlayanlara.
Yalnız unutulmayayım, ah unutulmayayım.
Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay Bu Vatan Kimin? Şiirler“, Özel Türkmen Lisesi Orhan Şaik Gökyay Kütüphanesi Yayınları No. 1, Mersin
Bana bir seslenen var
Adını bilmediğim, hiç işitmediğim,
Bir yerlerden bana bir seslenen var…
Senin bilnediğin, benim gitmediğim
Bir yerlerden bana bir seslenen var…
Dallarını eğip de tutamadığım,
Hoş yemişlerinden tadamadığım,
Gölgesi altında yatamadığım
Ağaçlar içinden bana bir seslenen var…
Bazı yakınlardan, bazı ıraklardan,
Kimi meyvelerden, Kimi yapraklardan,
Yoldan gelmişlerden, yola çıkacaklardan,
Yolun kendisinden bana bir seslenen var…
Bir kervana köle deseler satsalar,
Geçen bulutlara su olsam katsalar,
Beni benden alıp bırakıp gitseler,
Gidilmez yerlerden bana bir seslenen var…
İlklimler dışından, iklimler içinden,
Varmışla yokmuştan ve Çin’den Maçin’den,
Gelecek günlerin çoktan geçmişinden,
İşte bir yerlerden bana bir seslenen var…
Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay Bu Vatan Kimin? Şiirler“, Özel Türkmen Lisesi Orhan Şaik Gökyay Kütüphanesi Yayınları No. 1, Mersin, “Bana bir seslenen var” bölümü, sahife 67-68















