« Önceki Sayfa — Sonraki Sayfa »
Mehmedim ölüyor, neredesin?
Tsunami 7/17
Bir kez daha geldi, dümdüz etti, hayatları söndürdü ve gitti Tsunami. Şimdiden 306 can aldı. Endonezyada’ki Java adası kıyılarını vuran ölüm, daha önce de uğramıştı aynı topraklara… Hem de daha hızla…
Ölenlere rahmet, kalanlara sabır diliyoruz.
Sen ağlama, bir damla gözyaşın yeter…

Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Güzel yüzün yanakların ıslanır
Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Hüzün keder yüreğime yaslanır
Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
Sen üzülme gülüm
Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce
Bahar gelir tüm çiçekler ıslanır
Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Hüzün keder yüreğime yaslanır
Sen ağlama bir damla gözyaşın yeter
Sen üzülme gülüm gamzende güllerin biter
Yollarıma taş koysalar döneceğim
Gözlerinden yaşlarını sileceğim…
BaDem, “Sen Ağlama” (klibi)
Söz: Barış Bahçeci
Beste: Mustafa Kemal Öztürk
Türkiye Cumhuriyeti kağıt paraları
Hey gidi günler hey. Meğer Türk parasının ne çok çeşidi olmuş şu geçen yıllar içinde.
Kuruşlardan milyonlara, sonra tekrar kuruşlara…
Paramız keşke hep değerli kalsa…
Yere atılan çöp ve çocuk
Bugün yolda yürürken karşıdan gelen 8-10 yaşlarındaki bir çocuğun cips poşetini yere attığını gördüm. Yanyana geldiğimizde “Çöpünü neden yere attın arkadaşım? Hadi al da at onu çöpe. Bak çöp kutusu şurada” dedim. O da koşarak geri döndü, çöpünü yerden aldı ve çöpe attı.Çöpünü attıktan sonra ben de ona “teşekkür ederim” dedim.
Ben yürümeme devam ettim tabi. Çocuktan 10-15 metre uzaklaşmıştım ki çocuk bana şöyle seslendi:
“Sen de çöpünü yere atarsa ağzına .ıçarım haa!“
Soruları kim hazırlayacak?
Canlı yayında Mehmet Ali Erbil rezaleti
İşte televizyonlarımızda hemen hemen hergün rastladığımız rezaletlerden biri daha. Mehmet Ali Erbil, hergün yayınlanan seviyesiz ve ahlak sınırlarını zorlayan yarışma programında, dün şakanın dozunu bayağı kaçırdı.
ATV’de canlı yayınlanan ’Ya şundadır, Ya Bunda’ programının sunucusu Mehmet Ali Erbil, dün gece yine bir skandala yol açtı.
Erbil dün geceki programı sırasında yayına sürekli aldığı ve “yevmiyeli elemanlarım” dediği kişilere sahnede komut vererek talim yaptırmaya başladı. Bir ara ’Asker eller havaya’ emrini verdi. Daha sonra birinin arkasına geçip aniden pantolonunu indiriverdi. Ekrana pantolonu indirilen elemanın cinsel organları yansıdı. Neye uğradığını şaşıran eleman, hızla davranıp pantolonunu düzeltti ise de skandal görüntülerin ekrana gelmesine engel olamadı. Erbil kahkahalar arasında ’Aldı mı?’ diyerek görüntünün ekrana yansıyıp yansımadığını sorarken olay programı izleyenlerin tepkisine neden oldu.
Kaynak: Hürriyet
[11 Haziran Güncelleme]
ATV kanalının sitesinde programın süresiz olarak yayından kaldırıldığı ile ilgili bir bildiri var. Yayından kaldırılma sebebi olan görüntülere ise buradan erişebilirsiniz (kaynak: Bildirgeç).
“YA ŞUNDADIR YA BUNDA” YAYINDAN KALDIRILDI
Sunuculuğunu Mehmet Ali Erbil’in üstlendiği “Ya Şundadır Ya Bunda” adlı programın 9 Haziran 2006 Cuma günü yayınlanan bölümünde ne yazık ki hoş olmayan görüntüler ekrana yansıdı.
Program canlı olarak yayınlandığı için herhangi bir müdahalede bulunulamadı.
Benzer olaylar sebebiyle, yapımcı ve sunucuyu defalarca uyarmamıza rağmen, toplumun ahlaki değerlerine ters düşen, ilkeli yayıncılık anlayışımızla bağdaşmayan ve seyircilerimize saygısızlık niteliğindeki bu davranışı kabul etmemiz mümkün değildir.
Bu nedenle adı geçen programı süresiz olarak yayından kaldırmış bulunuyoruz.
ATV Genel Müdürlüğü
[15 Haziran Güncelleme]
İnce hicivle yola çıkıp kaba saba soytarılığa dönüşmüş bir eğlence düşkünlüğünün bataklığındayız artık…
Pespayelik çukurunun dibindeyiz.
Öyle bir mezbaha ki kurulan; kurban edilenlerin cellatları da kurban…
Cellat, çaresizliğin son kertesinde kendisine hayranlık duyan fukaraya, sakata, naçara takla attırıp nafile yalvartarak eğlenirken, onun celladı da onun taklalarını izleyip eğleniyor.
Ama unutmayın:
“Yoksulların gözleri” bu hunharlığı izliyor.
Elbet bir gün yol, kazaya doyacak.
Ve muhtemelen o gün indirilen, sizin pantolonunuz olacak.Kaynak: Can Dündar, Milliyet
Sesli Kitap Gönüllüleri
Sesli Kitap Gönüllüleri Grubunu yakın bir tarihte tanıdım. Kendileri, bence çok ulu ve kutsal bir iş yapıyorlar, görme engelliler için kitapları Türkçe seslendiriyorlar. Seslendirdikleri kitapları CD’lere kaydedip Beyazıt Devlet Kütüphanesine devrediyorlar.
“Engeller kaldırılabilir.. Özürlülerin önünde engel olmayı reddediyorum” diyenler; kitaplar artık konuşuyor.
Tek amacımız görme özürlülere kitap seslendirmek ve kendilerine ulaşmasına çaba sarf etmektir.Bu grubun ürettiği sesli kitaplar Beyazıt Devlet Kütüphanesi Görme Özürlüler Bölümü’ne devredilmektedir.
BU PROJE TELiF HAKLARI KANUNUNUN EK 11.MADDESINE UYGUN OLARAK VE HiÇBiR AŞAMASINDA TİCARİ AMAÇ GÜDÜLMEDEN YÜRÜTÜLMEKTEDiR.
KİTAP SESLENDİRMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE http://groups.yahoo.com/group/seslikitaplar/ ADRESİNDEKİ MAİL GRUBUMUZA ÜYE OLUNUZ.
SEÇTİĞİNİZ KİTABI MUTLAKA KİTAP ARAMA MOTORUMUZDAN DAHA ÖNCE OKUNMAMIŞ OLDUĞUNU DENETLEYİNİZ.
SESLENDİRMEYE BAŞLAMADAN KİTAP OKUMA KURALLARINI OKUYUNUZ.
SEÇTİĞİNİZ KİTABI GRUBUMUZA ANONS EDİNİZ.
Önemli uyarı! Grubumuzun kitap seslendirme dışında hiçbir faaliyeti yoktur. üyelerimizden, grubumuzun adını kullanarak istenebilecek, her türlü bağış ve yardım talebini geri çevirmelerini önemle hatırlatırız.
Size gereken sadece mikrofon ve kayıt için bilgisayar ve CD yazıcı. Tabi bir de kitap, seslendirmek için…
Okuğunuz bir kitabın bir görme engelli tarafından dinlendiğini düşünün. Kendinizi onların yerine koyun ve onun duyacağı mutluluğu hissedin…
Siz de gönüllüler arasına katılın…
Büyük Altay
Büyük Altay‘ım, sen hiç üzülme… Son maçta birinci futbol ligine katılma fırsatını kaybettin belki, ama biz senden ve senin sevginden vazgeçmedik. Senin yerin birinci futbol ligidir, ve gelecek sene sonunda oraya gideceğine eminiz…
BÜYÜK ALTAY(Söz ve Müzik. Ali KOCATEPE)
Büyük ALTAY ‘a biz sevdalıyız
Bitmeyecektir ona aşkımız
Büyük, büyük, büyüktür ALTAY
Yüzyıla yaklaşan tarihimiz var
İzmir’e futbol ALTAY ‘la geldi
Futbol sevgisi ALTAY ‘la esti
Büyük, büyük, büyüktür ALTAY
Tükenmez bir kaynak, okuldur ALTAY
Heyecanın dibine vurunca…
Bugün televizyonda eşine ender rastlanabilecek bir olaya tanık oldum. Show TV’de yayınlanan “Kim 500 Bin İster?” isimli yarışma programında, bir yarışmacıya şu soru soruldu:
2 elde 10 parmak var ise, 10 elde kaç parmak vardır?
A-40 B-50 C-100 D-121
Yarışmacı bayan, uzun süre düşündü. Bir fikir beyan edemedi, sesli düşünemedi. Sanki heyecandan kitlenmiş gibiydi. Sonra seyirciye soralım dedi. Tabi Kenan Işık şokta…
Seyirciye soruldu:
%0-121 %1-40 %34-100 %65-50
Bunun üzerine yarışmacı 50′yi seçti ve tereddütün ardından son kararım dedi. Kenan Işık, “Eyvah! Tereddüt ettiğiniz için eyvah…” diyerek şaşkınlığını gizleyemedi.
Bir sonraki soruda ise “Tuna nehri hangi denize dökülür?” sorusuna yarışmacı “Ege Denizi” cevabı verdi ve 10 saniye içinde elendi.
(Bilgi olarak vermek gerekirse, Tuna nehri Karadeniz’e dökülür. Tuna nehriyle beraber Dinyeper, Dinyester, Don ve Kuban nehirleri de Karadeniz’e dökülür.)
Diyeceğim şudur ki, heyecan çok ama çok büyük olduğu zaman, insan düşünme ve irdeleme yetisini geçici olarak yitirebiliyor. Bu enterasan olay bunu bizlere hayrete düşürerek gösterdi.












