Röntgencilik habercilik ilkeleriyle bağdaşır mı?
Bugün (29.08.2007) Show TV Ana Haber‘de gördüklerimden sonra, söze nasıl başlayabilirim bilmiyorum. Gazetecilik ilkelerinin alenen ihlal edildiği bir haberdi izlediğim, ama ayrıca bu insan hakları ihlaliydi aslında. Ve mesleğinin ve insanlığının tüm değerlerini ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir takım muhabir, kameraman ve gazeteci, televizyonda böbürlene böbürlene “yalnız bizde var bu haber” diyerek övünç duyuyorlardı. İzlediğim o haber, Basın Konseyi -yada yetkili kimler varsa onlar- tarafından şiddetle kınanmalı, hatta ceza yağmalı bu habere karışan herkese, ibret olsun diye…
Gelelim habere… Haberimiz Ahmet Necdet Sezer‘in cumhbaşkanlığını devretmesinin ardından evine gitmesiyle başlıyor. Eski cumhurbaşkanım eşiyle evine geliyor, soyunup dökünüyor. Ve uzaklarda konuşlanmış Show TV kameramanı Sürhan Türegün açıyor kamerasını ve zumluyor evin penceresine doğru. Amacı sizin de anlayacağınız gibi röntgenlemek ve içeride olan biteni çekip haber yapmak.
Ahmet Necdet Sezer ise kendisini robot zannedenlere inat -ki Show TV kendisini büyük ihimalle robot zannediyor- soyunup dökünüyor ve atletiyle röntgenci kameramanın kamerasında görüntüleniyor.
Sonra eve gelen kim varsa, kızı, eşi ve misafirleri, hepsi röntgenleniyor. İçerisi saniye saniye kaydediliyor futursuzca.
Şimdi diyeceksiniz ki;
1. Sibel Can’ının poposunu çeken ve dakikalarca dikizleyenler haberciler varken Sezer fanilayla görüntülenmiş ne ki.
2. Hergün yüzlerce haberde kişiden izinsiz çekilmiş görüntüler kullanılıyor. Bu da onlardan biri.
Aslında dediğinizden biraz farklı bu sefer. Düşünün biri sizi, evinizin penceresinden içeri yönettiği bir kamerayla çekiyor. İçeride yer misiniz, içer misiniz, soyunur musunuz, sevişir misiniz önemli değil. Çekiyor sizi ve “ben çektim!” diye gerile gerile ana haber bülteninde yayınlıyor. Ahlaksız habercilik çok gördük bu güne kadar, ama bu kadarına pek az rastlamıştık doğrusu.
![]() |
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
| Size yalan haber uydurmuyorum. Röntgencilik ile çekilmiş bu fotoğrafları yayınlamak istemezdim ama kanıtlamak maksadıyla yayınlıyorum… Sağır kulaklar belki görür ve önlem alır umuduyla… | ||
RTÜK ve Basın Konseyi yöneticileri başta olmak üzere yetkili kim varsa bu ahlaksızlık ve ilkesizliğe bir DUR demeli ve halkın önünde sorumluları cazelandırmalıdır. Show TV halktan ve tabiki Ahmet Necdet Sezer ve ailesinden özür dilemelidir.
Bakın Basın Meslek İlkeleri ne diyor:
Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.
Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.
Türkiye Gazeticileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ise şöyle diyor:
Gazeteci; kamuya mal olmuş bir şahsiyet bile olsa, halkın haber alma, bilgilenme hakkıyla doğrudan bağlantılı olmayan hiçbir amaç için, izin verilmedikçe, özel yaşamın gizliliği ilkesini ihlal edemez.
Gazeteci; yayımlanmış her yanlışı en kısa sürede düzeltmekle yükümlüdür.
Açık kamu yararı olmadıkça ve olayla doğrudan ilgisi, bağlantısı bulunmadıkça, bir insanın davranışı veya işlediği suç, onun ırkına, milliyetine, dinine, cinsiyetine, cinsel eğilimine, hastalığına veya fiziksel, zihinsel özürlü olup olmamasına dayandırılmamalıdır. Kişinin bu özel durumu, alay, hakaret, önyargı konusu yapılmamalıdır.
Asıl olan kamu yararıdır. Özel hayatın gizliliğinin geçersiz sayılabileceği başlıca durumlar şöyle sıralanabilir:
a) Büyük bir suç yahut yolsuzluk üstüne araştırma ve yayın
b) Toplumu kötü etkileyici bir tutumla ilgili araştırma ve yayın
c) Toplumun-güvenliğinin veya sağlığının korunması
d) İlgili kişinin sözleri yahut eylemleri sonucu halkın yanılmasının, yanıltılmasının veya yanlış yapmasının engellenmesi
Bu durumlarda dahi, özel hayatın kamuya açılan kesiti mutlaka konuyla doğrudan ilgili olmalı veya ilgili kişinin özel hayatının onun kamusal faaliyetini de etkileyip etkilemediği gözetilmelidir.
Peki ya İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi,
Madde 12- Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz.
O haberciler, kendileri ve eşi-çocukları-sevdikleri evlerinde soyunuk vaziyetteyken pencereden röntgenciler tarafından çekilseler ve onlara “siz millete malolmuş önemli şahsiyetsiniz, o yüzden sizi dikizliyoruz” dense, sizce ne tepki verirlerdi?…














