MSNBC katkılarıyla yılın en ilginç fotoğrafları: 2004, 2005

Beklediğim Pardus (kurulabilir 1.0 versiyonu) çıktı. Hayırlı olsun. Tüm çekirdek ekibinin, geliştiricilerin eline sağlık diyorum.
Devletin Linux dağıtımı indirilmeye hazır BT Teknoloji (27 Aralık 2005 - 09:40:00) ftp.uludag.org.tr ftp.linux.org.tr sunsite.bilkent.edu.tr ftp.comu.edu.tr Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde yürütülen Uludağ Projesi kapsamında geliştirilen açık kaynak kodlu özgür işletim sistemi Pardus’un 1.0 sürümü, 26 Aralık’tan itibaren İnternet üzerinden yayınlanmaya başlandı. Linux temelli bir işletim sistemi olan Pardus, tam ve düzgün Türkçe desteği yanında, kurulum ve kullanım kolaylığı açısından önemli yenilikler barındırıyor. Seçkin bir yazılımcı ekibi tarafından geliştirilen ve yenilikçi teknolojilerle donatılan Pardus’un küresel Linux camiasında da geniş yankı uyandırması bekleniyor. Özgür Yazılım Yaklaşımıyla Geliştirildi. Pardus’un ilk kararlı sürümü hakkında bilgi veren Pardus Geliştiricisi Doç. Dr. Erkan Tekman, Pardus’u özgür yazılım yaklaşımıyla ve açık kaynak kodlu olarak geliştirdiklerini söyledi. Tekman, Pardus’un kısaca “GPL” olarak adlandırılan Genel Kamu Lisansı ile özgürce dağıtılacağını bildirdi. Tekman, Pardus üzerinde ilk çalışmaların ulusal bir işletim sisteminin gerekliliğinin görülmesi üzerine 2003 yılı sonunda başlatıldığını, 2004 sonbaharında ise plan ve tasarım aşamalarından uygulama aşamasına geçildiğini belirtti. Tekman, açık kaynak kodlu yazılımların kapalı ve sahipli yazılımlara göre birçok üstünlüğü bulunduğunu da ekleyerek şunları söyledi: “Bunların başında güvenlik geliyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar, geliştirilme sürecinden kullanılma aşamasına kadar on binlerce göz tarafından denetleniyor. Kötü niyetli bir programcı ya da kuruluş tarafından yerleştirilebilecek bir kod parçasının böyle bir ortamda gizlenmesi mümkün değil. Ayrıca, kaynağın açık olması nedeniyle olası güvenlik açıkları hızla yamanabiliyor. Yazılımın büyük bir programcı kitlesi tarafından denetlenmesi ve incelenmesi, o yazılıma kararlılık anlamında da büyük katkı sağlıyor. Kaynak kodunun isteğe ve gereksinime göre özgürce değiştirilip yeni amaçlara hizmet edecek şekilde uyarlanması da yazılıma benzersiz bir esneklik kazandırıyor. Küresel Linux camiası tarafından bir nevi imece usulü ile üretilen işletim sistemi, gerek lisanslama yöntemi ve gerekse bakım ve yönetim kolaylığı ile toplam bilgisayar edinme ve sahip olma maliyetinde önemli tasarruf sağlıyor.” Tekman’ın bildirdiğine göre halen, Türkçe desteği olanlar da dahil, 300 civarında Linux dağıtımı bulunuyor. Ancak Pardus, kullanıcılara tam ve düzgün Türkçe desteği sunmasıyla diğer bütün Linux dağıtımlarından ayrılıyor. Yeni işletim sistemi, Türkçe Doğal Dil İşleme Kütüphanesi ve Yazım Denetimi Eklentisi Zemberek sayesinde, ofis uygulamalarında ve pek çok masaüstü programında eksiksiz Türkçe sözlük ve yazım denetimi desteği veriyor. Tekman, Pardus’un diğer özellikleri hakkında da şu bilgileri verdi: “Sistemde kurulu yazılımların birbirleriyle uyumlu çalışmasını sağlayacak olan bir yapılandırma yöneticimiz var. Bu uygulamaya ÇOMAR adını verdik. Pardus?un paket yönetim sistemine ise PiSi dedik. ÇOMAR ve PiSi, büyük küçük hiçbir Linux dağıtımı tarafından ele alınmaya cesaret edilememiş iki önemli problemi özgün yöntemlerle ve son derece akıllıca çözüyor. ÇOMAR ve PiSi?nin küresel Linux camiası ile GPL lisansı kullanılarak paylaşılmasını TÜBİTAK’tan ilk özgür yazılım ihracatı olarak ilan edebiliriz.” Pardus’un kurulumunda birçok popüler özgür yazılım da bilgisayara yükleniyor. Bunlar arasında Firefox İnternet tarayıcısı, OpenOffice.org ofis paketi en bilinenleri. Bununla birlikte Pardus 1.0 CD’sinde İnternet araçlarından oyunlara, çokluortam oynatıcılarından kişisel bilgi yöneticilerine kadar bir masaüstü kullanıcısının tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek onlarca özgür uygulama yüklü olarak geliyor. Pardus’un yaygınlaşmasıyla Türkiye’nin yazılım ithalatında önemli tasarruf elde edilmesi, yazılım maliyetlerinin azalmasına bağlı olarak donanım satışlarında ve bilgisayarlaşma oranında artış görülmesi, e-dönüşüm ve bilgi toplumu olma sürecinin hızlanması bekleniyor. Pardus’un dünyaya açılmasıyla da, uluslararası bilişim platformunda Türkiye’nin kendine sağlam bir yer edineceğine inanılıyor.
Pardus nasıl kurulur diye merak edenler! İşte Meren‘den ipuçları… Tadını çıkarın…
Merhaba Gazetesi Akademik Sayfalar / Hazırlayan: M. Ali UZ Cilt: 4 • Ssayı: 26 • 1 Aralık 2004 Çarşamba Orhan Şaik GÖKYAY ÖZEL SAYISI İçindekiler…
ORHAN ŞAİK GÖKYAY’IN HAYAT HİKÂYESİ Akademik Sayfalar
DR. ORHAN ŞAİK GÖKYAY’IN BENDEKİ HATIRALARI Prof. Dr. Saim SAKAOĞLU
KARMAKARIŞIK Orhan Şaik Gökyay
ORHAN ŞAİK GÖKYAY’IN TÜRK HALK BİLİMİNE HİZMETLERİ Nail TAN
ÖLÜMÜNÜN 10. YILINDA NELERYAPIYORUZ? Nail TAN
ÖRNEK İNSAN ORHAN ŞAİK GÖKYAY VE BAZI ÖZELLİKLERİ A. Nihat AKDAĞLI (Ayhan İnal)
BU VATAN KİMİN? Orhan Şaik Gökyay
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutta gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.

İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay’ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.
Orhan Şaik Gökyay, İkinciteşrin (Kasım) 1938
“Bu Vatan Kimin”, Ülkü, XII/69 (İkinciteşrin 1938), 208. Bu şiir ayrıca Memleket Şiirleri Antolojisi, Haz.: Osman Atillâ, (Ankara 1950), 7; Doğu, I/1 (İlkteşrin 1942), 10; Türk Dili, XLIX/401 (Mayıs 1985), 488′de de yayımlandı.
İşte ve evde, uzunca bir süredir Jabber protokolü üzerinde mesajlaşıyorum. Diğer mesajlaşma sistemlerinden farklı olarak, kurulabilen Jabber sunucuları sayesinde intranet içinde güvenle kullanabiliyoruz. Gerek Windows, gerek de Linux tabanlı işletim sistemlerinde birçok Jabber istemcisi kullandım. Bunlardan birine faydam dokunduysa da (Psi için Türkçe dil dosyasını hazırlamış olsam da) hiçbirinden tam anlamıyla memnun kalmadım. Sizin için bir değerlendirme yaptım: Gaim: Ekran Görüntüleri: Liste, Sohbet Ekranı , Diğer
[++] Sadece Jabber değil, hemen hemen diğer tüm mesajlaşma protokollerini destekliyor.
[+] Windows ve Linux’de çalışıyor.
[-] Jabber için avatar kullanımını desteklemiyor.
Psi: Ekran Görüntüleri: Ana Ekran, Liste, Sohbet Ekranı, Grup Sohbet
[+] Windows ve Linux’de çalışıyor.
[-] Jabber için avatar kullanımını desteklemiyor.
Rhymbox:
[+] Jabber için avatar kullanımını destekliyor.
[-] Sadece Windows sürümü bulunuyor.
Pandion:
[+] Jabber için avatar kullanımını destekliyor.
[-] Rhymbox üzerine geliştirilmiş. [-] Sadece Windows sürümü bulunuyor.
Soapbox:
[+] Jabber için avatar kullanımını destekliyor.
[-] Rhymbox üzerine geliştirilmiş. [-] Sadece Windows sürümü bulunuyor.
Gush:
[+] Flash ile yazılmış, çok şık arabilimi var.
[+] Bayağı bir mesajlaşma protokolü destekliyor.
[+] Blog Reader, News Reader özellikleri var.
[-] Jabber için avatar kullanımını desteklemiyor.
Sağlık bakanlığının ilkyardımcı bulundurma zorunluluğu hakkındaki yönetmeliğinden bir parça (tüm yönetmelikler hakkında bakınız):
Sağlık Bakanlığı İlkyardım Yönetmeliği Madde 16 : İlkyardımcı olmak isteyenler nüfus cüzdanı örneği ile Merkeze başvururlar. Kapsam bölümünde belirtilen tüm kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen her yirmi personel için bir “İlkyardımcı” nın bulundurulması zorunludur. Mekanik cihazların yoğun bulunduğu, yangın riski yüksek olan ve yeraltı maden ocakları gibi kaza riski yüksek olan işyerlerinde her 10 personel için bir “İlkyardımcı” nın bulundurulması zorunludur. [pdf] [doc]
Yani her firma ve kurum, istese de istemese de belli bir sayıda ilkyardımcı bulundurmak zorunda. İlkyardımcı olmak ise hiç bu kadar kolay olmamıştı. Beyaz Gemi İlkyardım Ekibinin Ahmet Mete Işıkara‘nın başkanı olduğu AHDER (Afete Hazırlık DERneği) ile ortaklaşa verdiği 2 günlük kurs ile gereken tüm bilgiyi öğrenmeniz mümkün. Gösterilen konular ise şöyle:
Genel ilkyardım bilgileri, Hasta/yaralı ve olay yerinin değerlendirilmesi, Temel yaşam desteği, Kanamalarda ilkyardım, Yaralanmalarda ilkyardım, Yanık, donma ve sıcak çarpmasında ilkyardım, Kırık,çıkık ve burkulmalarda ilkyardım, Bilinç bozukluklarında ilkyardım, Zehirlenmelerde ilkyardım, Hayvan ısırmalarında ilkyardım, Göz, kulak ve buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım, Boğulmalarda ilkyardım, Hasta/yaralı taşıma teknikleri
Özellikle bu eğitim, çok tecrübeli, bilgili ve özverili eğitmenleri ile size çok şey katacaktır. 2 günlük eğitimin sonunda Sağlık Bakanlığının bir sınavı (test+mülakat) var ve onu verebilirseniz sertifikalı ilkyardımcı olabilirsiniz. Size söyleyebileceğim son söz şudur: İlkyardım ile ilgili bildiğiniz tüm bilgileri unutun. Çünkü ya eksik yada hatalılar. Siz en iyisi mi bir bilene danışın.
Aylardır arayışıma ve haftalardır bekleyişime son verip
Ubuntu‘ya bugün itibariyle geçmiş bulunuyorum. Taptaze, sımsıcak bir Ubuntu 5.10, makinamda tıkır tıkır çalışıyor.
Debian‘ın tadına ilk kez bakıyorum. Ve ilk izlenimim olumlu diyebilirim.Redhat 7.1 ile başladı Linux serüvenim. 2000 senesiydi ve Linux labında, sadece ödevlerimi yapabilmek için oturduğumdan makinamın başına, pek de istekli değildim açıkçası. Redhat 7.3, 8.0 ve 9.0 sürümlerini kurmak için can attığımı hatırlıyorum. Her bir sürümde,kullanılması daha kolay bir sistem kullanıyordum. Ama hala Windows’un kullanıcı dostu arabiriminin çekiciğini bırakamıyordum.Derken
Fedora Core 1 çıktı. Pek etkilenmiştim. Kullanımı kolaydı ama mevcut buglar pek canımı sıkıyordu. Özellikle MySQL kurma ve güncelleme bir işkece olmuştu. Fedora Core 2′yi es geçip, Fedora Core 3′e geldim. FC2deki buglardan hiç bahsetmeyeceğim. Fedora Core 4 ise görmüş olduğum en tatlı işletim sistemiydi. Taa ki yüksek çözünürlükte tabak tadı vermesine dek. Bir de belirtmeliyim ki hiç otomatik güncelleme yapamayışım içimde hep ukteydi.
Derken Ubuntu’nun ünü kulaklarıma ulaştı. Debian denen şeyi hiç kullanmamıştım. O neydi ki. Şunu biliyorum ki işin içine atılmadan da bilmem pek mümkün görünmüyordu. Hele, Debian’da mükemmel bir paket yönetim sistemi olduğu ve bilinen en stable linux sürümü olduğu iddaaları ise tüylerimi diken diken yapmıştı.
Kararımı verdim. Debian’a şans veriyorum ve makinamdaki Fedora Core 4′ün yerine Ubuntu’yu kuruyorum. Hayırlı olsun
Ubuntu’nun birkaç tıktan oluşan mükemmel kurulum sürecini gördükten ve apt-get ile taptaze güncellemeleri yükledikten sonra, karşılaştığım ilk sorun Türkçe karakterleri kullanamamam oldu. Sistem ayarlarından klavyemi Türkçe-Q yapmama rağmen sorun çözülmedi. Bu galiba bilinen bir bugmış ki, google yapınca çözümüne hemen ulaşabildim.
Linux-Sevenler.org forumunda “Ubuntu-5.10 ve turkce karakterler” ana konu başlığı
Kısaca değinmem gerekirse:
/etc/X11/xorg.conf dosyasındaki
Section “InputDevice”
Identifier “Generic Keyboard”
Driver “kbd”
Option “CoreKeyboard”
Option “XkbRules” “xorg”
Option “XkbModel” “pc105″
Option “XkbLayout” “tr”
Option “XkbVariant” “q”
EndSection
bölümünden
Option “XkbVariant” “q”
kısmını çıkartın ve kaydedin. Sonra da,
sudo /etc/init.d/gdm restart
ile X11′i yeniden başlatın.
Recursive CHMOD uygulaması bir süredir aradığım bir şeydi. Saolsun Richy blogunda belirtmiş.
find . -type d -name public_html -exec chmod 0755 {} \;