Bill Gates Neden Geldi?

Stratejik Ekonomik Araştırmalar Merkezi (SESAR) tarafından yayınlanan bir analizde Microsoft’un patronu Bill Gates’in Ankaraya gelip Başbakan Erdoğan’la yaptığı görüşmenin sonuçları değerlendirilmiş. Bu değerlendirme ile ilgili habere Ceviz.Net forumunda ulaştım. Haber kısaca şöyle:

Bill Gates Neden Geldi? Stratejik Ekonomik Araştırmalar Merkezi (SESAR) tarafından yayınlanan bir analizde Microsoft’un patronu Bill Gates’in Ankaraya gelip Başbakan Erdoğan’la yaptığı görüşmenin sonuçları değerlendirildi. SESAR değerlendirmesinde, Microsoft’un ABD istediği zaman, bütün istihbarat bilgilerinin ABD makamlarına vermekle yükümlü olduğu kaydedilerek, bu durumun Türkiye açısından büyük riskler doğuracağı vurgulandı. ABD Adalet Bakanlığı ile Microsoft arasında geçen senelerde bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmanın J maddesinin 1. Bendi aynen şöyle :”Microsoft; devletin bir kurumu tarafından çekince konulması durumunda, herhangi bir yazılımı veya herhangi bir API’si ile ilgili hiç bir şeyi açıklamak zorunda değildir” Microsoft’un nihai tahlilde ABD Devleti’nin istediği şekilde hareket edebileceğini ve ürünlerindeki kod bünyesindeki bazı arka kapıları ortaya çıkarabilecek davranışlarda bulunamayacağını belirleyen bu maddeyi hafızanızda bir yere not alıp; yazıyı okumaya devam edin lütfen. BATMAN BARAJI KİLİTLENMİŞTİ Geçenlerde küçük bir haber yeraldı gazetelerde. Habere göre; Batman Barajı şifrelenerek kilitlenmişti. Alman Noel Şirketi 1 milyon dolar alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile santralın üç ünitesinde enerji üretiminde kullanılan bilgisayarları kilitleyince; DSİ yetkilileri bu nedenle Batman’ın bazı ilçeleri ile Şırnak ve Cizre’ye kesintili olarak elektrik verebildiklerini açıklıyorlardı. Bu haberin gazetelerde yeraldığı sıralarda AKP’li Murat Mercan; Seattle’de Microsoft’un davetlisi olarak bir toplantıya katıldı. Mercan; bu toplantı sonrasında yaptığı açıklamada; AKP olarak e-devlet konusunda Microsoft ile kapsamlı bir çalışma yapacaklarını belirtti. Bütün bunlar İtalya’ya satılacağı açıklanan Aycell’in öğretmenlerden, polislere bedava ceptelefonu dağıtacağının açıklandığı bir ortamda gerçekleşti. Mercan’ın; ABD derin devletinin ünlü entellektüel uçlarından CSIS bünyesinde yaptığı konuşmanın içeriği bir yana; yukarıdaki iki habere yanyana koyduğunuzda; Türkiye’deki “e-devletleşme” sürecinin sadece “içerik/vatandaşa hizmet” ve “teknoloji” boyutu ile ele alındığını fakat kimselerin; “Türkiye’nin kritik bilgi altyapıları nelerdir ve bunlar nasıl korunur?” sorusu ile meşgul olmadığını göreceksiniz. Geçtiğimiz son bir kaç sene içerisinde Batman Barajı’nın şifrelenerek kilitlenmesinden çok daha hazin durumlarla karşı karşıya kalmıştır kamu sektörü. Özellikle son Irak savaşı öncesinde ve sırasında hassas kurumlar bünyesinde; teknolojik altyapının yabancı menşeeli olmasından dolayı ciddi sorunlar yaşandığı bilinmektedir. (ABD’nin büyük operasyonlara start verdiğini haber verme yöntemlerinden birinin teknik sistemleri bir kaç dakikalığına köreltmek olduğunu bazıları ilk Körfez Savaşı’ndan beri biliyor) E-DEVLET MİCROSOFT’LA OLMAZ Bütün bu tablo ortadayken; Türkiye’nin e-devlet konusunda Microsoft gibi “sakıncalı” (bkz. yukarıdaki madde ve Microsoft’u son bir kaç senedir Alman hükümetinden; Malezya hükümetine kadar bir çok devletle karşı karşıya getiren durumlar) bir kurumla işbirliğine gidiyor olması; ülkenin geleceği açısından “türban sorunundan” çok daha ciddi siren sesleri çaldırması gereken bir konudur. Mevcut durumda; polisinden genelkurmayına, hükümetinden şirketine Türkiye’de bir çok kurum ve kişi; “bilgi altyapısının mahremiyeti ve gizliliği” konusunda ciddi düşünsel eksikliklere sahiptir. Türkiye’de çok ciddi bilgi altyapıları üzerinde oturup; “Bizim içimize sızmalarına gerek yok; biz zaten onlara ikili güvenlik anlaşmaları aracılığı ile istedikleri bilgileri veriyoruz” diyebilen üst düzey güvenlik görevlileri mevcuttur. İşte bu zihniyettir ki; teknolojiyi ancak görsellik ve verimlilik boyutunda ele alıp; teknolojinin ideolojik; siyasi ve en önemlisi “jeopolitik” boyutunu ihmal eder. AKP hükümetinin; Microsoft’la e-devlet konusunda bir işbirliğine gitmeden önce; Türkiye’nin kritik bilgi-işlem altyapısının haritasını çıkarıp; bunlardan hangisinde yerli çözümler kullanılacağı ve bu haritanın dış gözlere karşı nasıl korunacağını tespit etmesi şarttır. Aksi takdirde; Türkiye sadece barajlarının değil, her türlü kritik bilgi ve üretim altyapısının kilitlendiği ortamlarla karşı karşıya kalacaktır.

Yorum sizin…

Bu not, 26.February.2005 tarihinde yazarlarımızdan kalem tarafından eklenmiştir.   
Notun konusu: Güvenlik, Microsoft
Etiketler: none

Tsunami…

Kanadalı Knill ailesinin içler burkan hikayesini ilk kez Milliyet gazetesinin 24 şubat 2005 tarihli internet sayısında okudum. Gazetedeki haber kısaca şöyleydi:

Ölümün fotoğrafını çektiler!.. Tsunami faciasını birbirinden dramatik hikayeler izliyor. Facianın üzerinden geçen onca zamana karşın yürek yakan öyküler sürüyor. Tayland’ın Khao Lak plajında tatillerini geçiren bir Kanadalı çift 10 binlerce insanın ölümüne neden olan tsunami dalgalarının kıyıya ilk vuruşlarını görüntüledi. Aslında onlar başlarına neler geleceğinin farkında değildi. Belki de denizde sıradan bir hareketlenme oldu sanıyorlardı. Bu nedenle kaçmadılar, fotoğraf makinesinin denklanşörüne tam 6 kez bastılar. Bu onların yaşamdaki son anları oldu. Dijital fotoğraf makinesiyle altı adet fotoğraf çeken Kanadalı John and Jackie Knill çiftinin cesetleri yeni bulundu. Uzun süre kayıp olan çiftin cesetlerinin tanınmasını sağlayan da işte bu bu altı fotoğraf oldu. Makineden çıkan görüntüler ajanslar tarafından dünyaya yayılırken, bu facianın en dramatik örneklerinden biri de gözler önüne serilmiş oldu.

Knill çiftinin yaşadıklarını biraz olsun tahmin edebilmek için onların çekmiş olduğu son fotoğraflara bakmanızı öneririm. Özellikle gelen dalganın boyutlarını görüp siz de dehşete kapılacaksınız. Peki Tsunami ne kadar yıkıcı olabilir? Ülkeleri yutabilir mi yada yarattığı tahribat ne kadar olabilir? Bunların cevaplarını bulmak için teknolojinin nimetlerinden yararlanıyoruz. Uydudan çekilmiş fotoğraflar, Tsunami bölgesinin öncesini ve sonrasını gözler önüne sunuyor. Turistlerin göz bebeği alanların metrelerce çamurun altında kalışının ve binlerce insanı yutuşunun fotoğrafları bunlar. Dalgaların kaç kilometre karadan içeri girebildiğini görüp şaşkına döneceksiniz. Eğer tsunaminin yıktığı yerlerin detaylı incelemesini ve tahribatın nasıl meydana geldiğini daha bilimsel bir ağızdan duymak isterseniz, uydudan çekilmiş fotoğraflar eşliğinde sunulan belgelere bir bakmalısınız. Saniye saniye çekilmiş gerçek fotoğraflara bakınca gözlerinize inanamayacaksınız. Dalganın geliş hızı ise inanılmaz. Bazı fotoğraflar arası 5 saniye ancak denizin acımasız ilerleyişi metrelerce… Amatör Gerçek Tsunami Videoları… İnanılmaz… Yaşananları bizlere hissettirecek daha etkili hiçbir fotoğraf olamaz. Onların yaşadıklarını, binlerce vatandaşımızı depremde kaybeden Türk halkından daha fazla içinde hissedebilecek başka bir halk olamaz. Tabii içinde duygudan eser kalanlarından…

Bu not, 25.February.2005 tarihinde yazarlarımızdan kalem tarafından eklenmiştir.   
Notun konusu: Hayat
Etiketler: none

Kandırmacalar

Listemizin konusu, küçük gibi görünen ama hayatımızın içine işlemiş kandırmacalar. En dürüst insanların bile hiç farketmeden işlediği, zararsız gibi görünen günahlar…

1. Birinin SSK karnesiyle bir başkasına ilaç almak
2. Kullanma zamanı geçmesine rağmen paso / kart / bilet kullanmak
3. Başkasının yaptığı alışverişlere ait vergi iade fişlerini kullanmak
4. Tamamen özel işler amacıyla iş yerinin mallarını kullanmak
5. Pazarlık payını ürünün fiyatına eklemek
6. Kuyruğa kaynak yapmak
7. Korsan kitap / CD almak
8. Sınavda kopya çekmek

Liste uzayacaktır. Eğer sizin de eklemek istedikleriniz varsa yorumlar kısmında belirtin.

Bu not, 18.February.2005 tarihinde yazarlarımızdan kalem tarafından eklenmiştir.   
Notun konusu: Hayat
Etiketler: none

Linux, MySQL ve root şifresi işkencesi

MySQL’i Linux’e kurarken her zaman işkence çekmişimdir. Çünkü kurulum sadece rpmleri kurmakla kalmıyor, ayrıca root şifresini de güncellemek gerekiyor. Ve tabii ki phpmyadmin ayarlarını yapmak da şart. yoksa mysql hayalet olmaktan öteye geçemiyor. İlk önce paketleri kurmak ve gereken ön ayarları yapmakla başlayalım

> rpm -ivh MYSQL_PAKETLERI
> adduser mysql
> addgroup mysql
> cd /var/lib/mysql
> chown -R mysql:mysql .
> chmod_safe -R go-rwx .

Şimdi de root şifresini girmeye geldi sıra:
> mysqld_safe --skip-grant-tables &
> mysql mysql
> UPDATE user SET Password=OLD_PASSWORD('password')
> WHERE Host='localhost.localdomain' AND User='root';
> flush privileges;
> exit;

artık mysqladmin ile rahatlıkla bağlanabilirsiniz.

Referanslar:
* http://help.hardhathosting.com/question.php…
* http://www.jsw4.net/info/list-archives…
* http://dev.mysql.com/doc/…
* http://forums.postnuke.com/index….

Bu not, 6.February.2005 tarihinde yazarlarımızdan kalem tarafından eklenmiştir.   
Notun konusu: Linux
Etiketler: none