Kellenin hesabı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Avustralya da yapmış olduğu bir radyo konuşmasında terörist başı Abdullah Öcalan için ‘sayın’, şehitler için de ‘kelle’ sözcüğünü kullandığı gerekçesiyle tazminat ödemeye mahkum oldu. Yaklaşık 14 şehit yakını toplu olarak Başbakan Erdoğan hakkında sembolik tazminat talepli davalar açtı.
Dün, Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, açılan diğer davalara emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Mahkeme, Pakize Akbaba adlı bir şehit annesinin Başbakan aleyhine açtığı tazminat davasını karara bağladı. Başbakan Erdoğan’ın 3 Yeni Kuruşluk tazminatı şehit annesi Akbaba’ya ödemesi kararlaştırıldı. Mahkeme Başkanı Sevgi Övüç, kısa kararında “Davacının davasının kabulüne, 3 Yeni Kuruş manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine" dedi.
HERKES DAVA AÇABİLİR
Davacı avukatı ve Şehit Aileleri ve Anneleri Dernekleri vekili Kemal Kerinçsiz, “Bu karar bütün şehit ailelerinin başbakan aleyhine yurdun dört tarafından milyarlarca YTL tutarında tazminat davaları açma ve mahkum ettirme hakkı da doğruyor" dedi. Onbinlerce şehit ailesinin, Başbakan Erdoğan aleyhine dava açma hazırlığında olduğunu da vurgulayan Kerinçsiz, “Bu kararla, siyasi af söylentilerinin başbakan tarafından dillendirildiği bu dönemde, tavrını şehit ailelerinden ve şehitlerden yana koyarak, siyasi af beklentilerine karşı da net tavrını almış bulunmaktadır" diye konuştuKaynak: Milliyet
Artık Yeter! DTP’li teröristler, dağa kardeşlerinizin yanına dönün!
Artık Yeter! DTP’li teröristler, dağa kardeşlerinin yanına dönün!
Katiller ve yardakçıları, terörist ve terörist aşıkları ellerini kollarını sağlayarak sokaklarda dolaşmaya devam ediyor. Bildiri dağıtıp, terörist kardeşlerinin leşleri ardından timsah gözyaşları döküyorlar. Şehitlerimizin kanları ellerinde kurumadan bize "demokrasi" martavalları çekiyorlar.
Milletim evinde uyuyor, teröristler sokakta… Uyuma ey milletim. Vatanı teröristlere bırakmayın. Artık YETEEEEEEEER!
Gözün arkada kalmasın hocam…
Bugün değerli şair, yazar, eleştirmen, "Bu Vatan Kimin?" şiirinin yazarı, hocaların hocası Orhan Şaik Gökyay’ın 13. ölüm yıldönümü… Mekanı cennet olsun. Biz Orhan Şaik hocanın öğrencileri, onun izinden gitmeye ve vatansever daha nice nesiller yetiştirmeye and içtik. Gözün arkada kalmasın hocam…
Başbakanın oğlu olmak
Şuradan yorumsuz aktarıyorum.
Tayyip’in oğlu çürük çıktı
Yalaka medya tarafından fazla itibar edilmese de bir haber çok dikkat çekiciydi… Habere göre Başbakan Erdoğan’ın tacir oğlu Burak Erdoğan çürük çıkmıştı. Burak Erdoğan 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden aldığı raporla çürüğe ayrılmış ve askerlik yapmaktan, babası Başbakan Erdoğan’ın ifadesiyle, “Yan gelip yatmaktan” kurtulmuştu. Raporda Burak Erdoğan’ın testis kanseri tedavisi gördüğü bilgisi yer alıyordu…
Ancak raporu veren dönemin Baştabibi Tuğamiral A.Vehbi Alpman testis kanseri iddialarını yalanladı. Burak Erdoğan’a “askerliğe elverişsiz” yani çürük raporu verdiğini doğrulayan Alpman, raporu neye dayanarak verdiği konusunda bir açıklama yapmadı… Bu raporla Başbakan’ın sevgili oğlu Ahmet Burak; askere gitmekten kurtulmuş. Gerçi Türk Milleti; askere gitmeyeni yarım adam sayar; çürük raporu almayı onuruna yediremez. Sakat ise sakatlığını bile saklar ama bizim aslan gibi delikanlımız Ahmet Burak farklı düşünmüş… Gitmiş; ben sakatım veya hastayım demiş ve raporunu almış. “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” sözüyle şehit ailelerinin sabrını taşıran, teröristbaşına “sayın”, şehitlerimize de “kelle” diyen Başbakan Tayyip Erdoğan, seçim meydanlarında kendi oğlunun niçin askere gitmediğini ve çürük raporu aldığını açıklayabilecek mi?
2.3 milyon dolara gemi almıştı
Başbakan Erdoğan’ın sevgili oğlu Ahmet Burak, bundan birkaç zaman önce bir arkadaşıyla ortak 2 milyon 300 bin dolara gemi almıştı. Paranın 500 bin doları peşin ödenmişti. Geriye kalanı da 50 bin dolar taksitle 36 ayda ödenecekti. Tayyip Erdoğan, oğlunun gemi aldığı haberinin ortaya çıkmasına ve bunun gazetelerde yer almasına çok sinirlenmiş; “Ne yani, iş yapmasın da ihale takipçiliği mi yapsın?” diyerek oğlunu savunmuştu…
İki yıl öncesine kadar burslu okuyan Ahmet Burak, babasının açıklamasına göre; peşin olarak verdiği 500 bin doları bankadan kredi almış, taksitleri de kazanıp ödeyecekmiş… İnsan Ahmet Burak Erdoğan gibi becerikli olunca; bankadan 500 bin dolar kredi de çeker, ayda 50 bin dolar taksit de öder… Hatta hatta 4-5 milyon dolar olduğu iddia edilen gemiyi de taksitle 2 milyon 300 bin dolara kapatır…
Ev almadan olur mu?
Başbakan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın çalışmaları ve başarıları saymakla bitmiyor… İş dünyasının önde gelen isimleri tarafından burslu okutulan Ahmet Burak, gemi almakla yetinmemiş… İddiaya göre, Ahmet Burak, kardeşi Necmeddin Bilal ile ortak İstanbul Üsküdar’da Kısıklı Mahallesi, Avcı Kazım Sokağı, 157 numaralı pafta, 788 numaralı ada ve 3. parselde yer alan; bahçeli kargır ev ve 5020 metrekarelik arsa satın almış…
Alabilir bunda ne var diyeceksiniz…Ancak arsa ve evin değeri 1.000.000 YTL… Yazıyla 1 milyon Yeni Türk Lirası… Başka bir ifadeyle 1 trilyon Türk Lirası… Bu haber gazetelerde yer almasa bile tapu fotokopisi internet sitelerinde dolaşıyor… Bu iddianın doğru olup olmadığını da Başbakan Erdoğan sanırım seçim meydanlarında açıklayacaktır…
Bir de şurdan daha da yorumsuz aktarıyorum.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip’in oğlu, geçtiğimiz mayıs ayında bir trafik kazası yaptı ve ses sanatçısı Sevim Tanürek’e çarpıp ölümüne neden oldu.
Allah kimsenin başına vermesin. İki aile için de üzücü bir olaydır.
Kazadan sonra düzenlenen raporda Burak Erdoğan dalgın araç kullanmaktan, Sevim Tanürek ise duran araçların arasından yola çıkmaktan hatalı bulundular.
Ölümlü bir trafik kazasından sonra, sürücü genelde tutuklanır.
Tayyip’in oğlu tutuklanmadı.
Savcı ifadesini aldı, salıverildi. Tanürek koma halinde hastaneye kaldırılmıştı. Birkaç gün sonra vefat etti, sanık yine tutuklanmadı!
İlk duruşma İstanbul’da önceki gün yapıldı.
Tayyip’in oğlu duruşmaya gelmedi.
Avukatı mahkemede açıkladı:
‘‘Kendisi İngiltere’de, yabancı dil eğitimi görüyor. Bundan sonraki duruşmaya gelecek'’.
Duruşmadan tutuklama kararı da çıkmadı.
Yorum sizin…
İçerdeki 5 bin terörist bitti mi ki, dışarıdaki 500 ile uğraşalım?????
Son bir senede yüzlerce şehit verdik. Kuzey Irak’tan gelen onlu yirmili terörist gruplar katliam üzerine katliam yapıyorlar. Biz ise hala bekliyoruz!!!!…
Bakın başbakan Erdoğan sadece 5 ay önce neler demiş:
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin K. Irak’a olası operasyonuyla ilgili olarak, "İçerdeki 5 bin terörist bitti mi ki, dışarıdaki 500 ile uğraşalım" dedi…
Erdoğan, Kuzey Irak’a yapılacak olası bir operasyon konusunda, ‘’bu konu konuşulmaz, bu konuyla ilgili yapılması gereken varsa yapılır. Her zaman gelen rakamlar var. Nedir bunlar? Kuzey Irak’ta 500 tane terörist var. Türkiye’de dağlarda 5 bin terörist var. Şimdi Türkiye’deki 5 bin teröristle ilgili mücadele bitti mi? Yani bu halledildi mi Kuzey Irak’taki 500 kişiyle uğraşma safahatine gelinecek'’ diye konuştu.
Bizim şu anda toplumda tüm bu gerginlikleri ortadan kaldıracak toplumsal barışı temin edecek, tesis edecek ve toplumu bu noktada daha hassas daha dikkatli, böyle sevki idare noktasında yardımcı olmaları gerekirken, bakıyorsunuz devamlı tahrik, devamlı tahrik, bunların insanımız üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler var. Piyasalar üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler var.Biz bunların hepsini çok yönlü düşünmeye mecburuz. Yani siyasi yönüyle düşünecek, askeri yönüyle düşüneceğiz, güvenlik yönüyle düşüneceğiz. Ekonomik noktada düşüneceğiz. Yani bunlar bizim piyasalarımızı nasıl etkiler? Yani diyebilir misiniz, ‘hayır bizim için ekonomi önemli değil, güvenlik önemli
Ziyaret ettiğim şehitlerimizin evlerinde oradaki yaklaşımları bizzat yerinde tespit ediyorum. Fakat şehit cenazelerindeki yaklaşım tarzlarını hiçbir zaman samimi, dürüst yaklaşımlar olarak görmüyorum. Onlar ölçülü yaklaşımlar değil, onlar tamamıyla altında birçok hesabın yattığı çirkin yaklaşımlardır.
Bu sözlere inanmadınız mı? Buyrun bir de videosunu izleyin…
Bakın bu sözleri söyleyen başbakanımız başka neler demiş…
Erdoğan videoda Bush ile birlikte Büyük Ortadoğu Projesinin başkanı olduğunu açıklıyor. Peki BOP nedir? BOP, ABD’nin çıkarları için Ortadoğudaki devletlerin parçalanması ve kukla Büyük Kürdistanın oluşturulmasıdır…
Orhan Şaik Gökyay belgeseli artık internetten izlenebilir
Değerli şair ve eleştirmen Orhan Şaik Gökyay hocamızın hayatını konu alan "Orhan Şaik Gökyay, Bu Vatan Kimin?" belgeselini YouTube’a yükledik, artık internet üzerinden ulaşabilirsiniz.
1. Bölüm
2. Bölüm
3. Bölüm
4. Bölüm
Orhan Şaik Gökyay hocamızı şükranla anıyor, kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.
Haberturk kanalında Full Şarj
Haberturk kanalında yine "Full Ekran" ve "Haberturk Weekend" kıvamında gereksiz ve kişiliksiz bir program ismi daha: Full Şarj
Program için yapılan onca emeğe bu isim hiç yakışmıyor. Selin Canik sesimizi duymalı ve programın ismini - her ne kadar Haberturk kanalının ingilazca isim vermekten vazgeçmeyeceğini bilsek bile - derhal Türkçe yapmalıdır. İlkeli ve haysiyetli yayıncılık bunu gerektirir.
Sen rahat uyu Atam, biz burada rahat uyuyoruz!
Merak etme Atam! Biz bunları yapmadık!
Kurduğun Cumhuriyet, ekonomik anlamda tam bağımsız! Temelini attığın tesisler “küresel sermayenin” eline geçmedi!
Ne iç, ne de dış borcumuz yok!
Kişi başına düşen gelirimiz, dünya standartlarının bile üstünde!
Ve en önemlisi: ekonomik dinamiklerin, bağımsızlığımızı garanti altına aldığı bir ortamda; tesis ettiğin Cumhuriyet değerleri tam bir koruma altında!
Sermaye piyasamızın yüzde 72’si yabancıların elinde değil!
Bankacılık sektörünün yüzde 51’i yabancı kontrolünde hiç değil!
“Düşük kurun” nedenleri ile sonuçlarını ayırt edebilecek “finansal entelektüel” birikimimiz var!
Siyasetçi, “finansal entelektüel” zümre eksikliğinden faydalanarak; “sıcak paranın yarattığı” kısa süreli “cenneti” siyasi rantını maksimize etmek için kullanmıyor!
“Ekonomimizi IMF’ye”, “dış siyasetimizi Avrupa Birliği ve Amerika’ya” endekslemedik!
IMF ile milletimizin menfaatlerini korumak adına pazarlık etmesi gereken bakanımız, aynı zamanda İngiliz vatandaşı değil!
Üretim reflekslerimiz kaybolmadı! Sıcak paranın bastığı kur ile “üreten dinamikler” kesinlikle “ithalatçı” olma yoluna girmiş değil. Üretiyoruz!
Dış politikada alınması gereken kararlar, güvenlikte atılması gereken adımlar, devletin en yetkili makamlarında aman “piyasa bozulmasın” diye geciktirilmiyor. Piyasa devleti olmadık!
Vatandaşların yabancı bankalara borcu 50 milyar doları aşmadı!
İç ve dış borç son 5 yılda dolar bazında, Cumhuriyet tarihinden fazla artmadı!
Bir yıllık bütçemizde faiz gideri “eğitim ve sağlık” harcamalarımızın “10 katı” değil!
Sıcak para, ülkenin “ekonomik reflekslerini” çürütmüyor!
“Avrupa Birliği ne der?” kaygısı ile Hava Kuvvetlerimiz’i “terörist unsurlara karşı kullanılamıyor” değiliz!
Deniz Kuvvetlerimiz’e ait bir muhrip “müttefik bir ülke tarafından” vurulmadı! İçinde onlarca seçme subayımızı taşıyan uçağımız “ilk uçuşunda” düşmedi! Ve en önemlisi askerlerimizin başına çuval geçirilmedi!
15 askerimizin şehit olduğu gün en yetkili ağızlarımız; “Sayın Başkan ile 1 ay sonra görüşeceğim, gerekeni yapacağız” açıklaması yapmadı!
Askerlerimizin “şehit olduğu” dakikalarda “el konduğu için devlet kontrolünde olan” televizyon kanalımızda “dansöz oynatılmadı!”
Vatandaşlarımızın bir bölümü “seve seve ölüme” giderken, bir bölümü “malı götürme” sevdasına düşerek; “hangi toprakta yaşadığını bile umursamadan” kendilerine doları “efendi” edinmediler!
Askeri personelimizin “maaş bilgileri” olan bankanın tamamını askerlerimizi şehit eden “mayını üretenlere” kredi desteği veren “yabancı bankalara” satmadık!
Şunlarda benim içimden geçenler…
Bölücü teröristleri milletvekili şeçmedik ve onları Türkiye Büyük Millet Meclisine göndermedik.
Bölücü milletvekileri aylardır ordumuza hakaret etmedi. Zaten etselerdi hemen onları oradan indirirdik.
Milletinin vekillerinden bazıları "katil PKK kardeşimizdir" demedi.
Bölücü toplantılara karşı hemen soruşturma açtık ve suçluları hapse tıktık. Şehit cenazesine soruşturma açmadık.
Senin bıraktığın cumhurbaşkanlığı mekanının yeni sahibi, "bu cumhuriyetin sonu gelecek" demedi.
Türkiye’nin başbakanı onur ve gurur duyarak "ne mutlu Türküm diyene" diyebiliyor. "Türkiyelilik" gibi aşağılık bölücü söylemler hiç denmedi.
Medyamız onurlu, ve ABD’den her yıl milyonlarca dolar psikolojik savaş yardımı alan gazetecilerimiz yok.
Hele "Şehit sayısı 5′in altındaysa manşete çıkmasın, halkın psikolojisini bozuyor" diyebilen ve hala tepki çekmeyen biz gazetecimiz yok.
Merak etme ATAM! Biz bunların hiçbirini yapmadık! Sana ve silah arkadaşlarına “sadık kaldık” ve en önemlisi kurduğun Cumhuriyetin özünden “asla ayrılmadık!”
Sen rahat uyu, zira biz burada daha rahat “uyuyoruz”…
Hepimize “iyi uykular”…
Yiğit Bulut ybulut@gazetevatan.com
Vatan haini DTP kapatılmalı, terörist DTP’liler tutuklanmalıdır…
PKK ile sadece askeri alanda mücadele edilemez. Her hareketlerinin düzmece olduğu aşikar olan DTP’li milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmalı ve derhal yargılanmalıdırlar. DTP’li milletvekilleri hakkında "vatan hainliği" suçlaması yapılmalı ve kısa sürede mahkeme sonuçlanmalı ve suçlular hemen cezalandırılmalıdır. Tüm DTP büroları kapatılmalı, DTP’ye kayıtlı herkes hakkında "teröriste yardım ve yataklık etmek" şuçundan soruşturma açılmalıdır. İmralı’nın dış dünya ile bağlantısı kesilmeli ve bebek katiline tam tecrit uygulanmalıdır. DTP ve PKK’nın arkasındaki tüm dış güçlere karşı onurlu ve şerefli bir duruş sergilenmelidir.
Vatan hainleri cezalandırılmalıdır!… Hemen!… Şimdi!…
DTP’lilere: PKK’lı kardeşlerinizin sonu geliyor
Yüzyıllardır kardeş olan Türk-Kürt halklarını birbirine düşman etmeyi amaçlayan, Bebek katili Öcalan’a "Kürt halk önderi" diyebilen, "PKK terörist bir grup değildir", "kardeşlerimize terörist diyemeyiz", "Arkamızda Cudi var" ve "İstersek Diyarbakır’da ayaklanma çıkarırız" sözleriyle amaçlarını açık seçik belli eden DTP, bakalım şu PKK leşlerinin fotoğraflarını gördükten sonra ne düşünücek.
DTP’li vekiller, sözüm size… Kürt-Türk geçmişte kardeşti, şimdi de kardeş, sonra da kardeş olacak. Bunu siz ve PKKlı kardeşleriniz bozamayacaksınız. Mehmetçikler PKK’lı kardeşlerinizi cehenneme yollama geldi… ve emin olun, tüm PKK’lı kardeşlerinizin canını almadan da gitmeyecek…
















